Dün Hürriyet gazetesinde Nil Karaibrahimgil köşesinde çok etkileyici aynı zamanda da düşündürücü bir yazı yazmış.Çok etkilendim.Şükrettim. Çok eskiden bir yoga dersi sonrası güzel bir şey öğrenmiştim. Bedenine, son bir saat yapabildiklerin için teşekkür etmeyi...Sonra bunu sabah yürüyüşleri sonrası yapmaya başladım. Yürüyüş sonrası,gözlerimi kapatıp, bedenime bana bunu yaşattığı için teşekkür ediyorum.Hatta anneme de öğrettim, çok hoşuna gitti, o da yapıyor.Hayatta her şeyin; beden, ruh, akıl ve başka ne varsa, geçici taşıyıcısı olduğunuunutmamak lazım.Bize verilen tüm beceriler, sadece "şimdilik" bizimle.Geçen hafta Londra'da Tate Müzesi'nde, bebek arabasıyla asansör beklerken şu yazıyla karşılaştım: Merdivenleri çıkabilmenin tadını çıkartın ve asansörü yaşlılarla, ihtiyacı olanlara bırakın.Tadını çıkartın... Ne güzel söylemişler. Merdiven çıkmanın tadını çıkartmak, kutlamak gereken bir şey olduğunu hatırlayanımız var mı? Çoğu zaman bizim için külfet, yorgunluk, z...