Bazen görmeyi unuttuğum şeylerin bakmayı unuttuklarım olduğunu...
ını. Herkesin ışığının sonradan tanıdıkça yandığını, ilk başta oynayanın sadece bir gölge oyunu olduğunu. Bir insana ilk kez sadece eskimiş Kimseye ilk bakışın asıl bakış olmadığ bir çerçeveden bakılabildiğini. Şansı verince içlerinden, hani o doğum günü kartlarında olduğu gibi, üç boyutlu rengarenk bir katlama sanatı çıktığını. Herkesin bir nevi o çocukken yediğimiz sürpriz yumurtalardan olduğunu... Bazen görmeyi unuttuğum şeylerin bakmayı unuttuklarım olduğunu. Kalbi ritim tutmuş, hayat dansı yapan tüm canlıların benim canım olduğunu. Eşitim, kardeşim olduğunu. Şu gördüğüm herkesin, sadece tesadüfen, annem babam kardeşim kuzenim dostum sevgilim olmadığını. Hayatın bir mucize, her sabah uyanmanın bir şaheser, nefes alıp vermenin büyük bir festival olduğunu. Her gün oynanan bu deli tiyatronun parçası olmanın neşesiyle bir kez daha uyanmanın coşkusunu kalbimde bir kelebek gibi taşımayı. Taşarsam da taşmayı, kaçarsam da kaçmayı, üşenmeden yapmayı. Benim bulduğum dışında, binl...