Adam, acı mümkün olduğu kadar kendi içine aksın diye yüzünü önüne eğmişti. Cahit Zarifoğlu Acı nedir, nasıl tarif edilir, resmi çizebilir mi, çizilirse nasıl çizilir? Acı, bir kadının akıttığı gözyaşı, bir babanın çaresiz çırpınışı, bir sevgilinin umutsuz ağlayışı. Acı ölümdür, çaresizliktir…Sahi acının rengi var mı,varsa ne? Siyah, kırmızı,beyaz.İki sevgili yine aynı masadalar...Yine ilk defa burada buluşmuşlar,heyecandan gözlerini birbirlerinden kaçırmış,kelimeleri bir araya getirmekte dahi zorlanmışlardı.Bu defa da susuyorlardı,ama bu susma farklıydı hem de çok farklı…Suskunluk…derin uçurum,ikisi de uçuruma bakmaktan korkmuyordu artık.Erkek suskun,kadın suskun,yapraklar sararmış,yapraklar suskun.Artık ikisi için tüm evren suskun…Halbuki neydi ilk günler,bu defa susan evren, bu çifte güzel aşk şarkıları söylememiş miydi,ne oldu da evren artık suskun,çaresiz,yapraklar solgun.Erkek silik,küçük harflerle ‘bitti’ …Ve sustu...Kadın sustu…evren sustu…’Bitti’.Yine aynı...